kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2014 Cumartesi

İsot: Mide Kanserinden Korur!


İsotun kelime anlamı eski Türkçe kökenli olup (ısı ve ot) anlamına gelen kelimelerin birleşiminden gelmektedir. Kırmızıbiberin rengi kararıncaya kadar kurutulması ve tekniğine uygun olarak öğütülmesiyle elde edilen pul biber türüdür.
Aşırı derece yakıcı acısı bulunmayan, bol miktarda glikoz içerdigi için (Alfatoksin) kanserojen madde içermeyen özelliklere sahip olması, Urfa isotunu diğer isotlardan ayıran en belirleyici özelliğidir.
Bibere karşı rahatsızlığı olan bazı insanların bile isota karşı aynı rahatsızlığı hissetmedikleri de tespit edilmiştir. İsotun acısı tat veren bir acıdır, ağzı yakmaktan ziyade hoş bir tat ve güzel bir koku verir. Ayrıca zengin bir vitamin içeriği vardır, özellikle C vitamini açısından çok zengindir ki bundan dolayı soğuk algınlığına da iyi geldiği bilinmektedir.
Güneydoğu’da kanser üzerine istatistiksel araştırmalar yapan Uzman Doktor Haluk Yeşilbağdan, Şanlıurfa’da mide kanserinin diğer kanser türlerine göre daha düşük oranda olduğunu ve bunun sebebinin isot tüketiminin fazla olmasından kaynaklandığını kaydetti.
Şanlıurfa isot tüketiminin fazla olmasından dolayı mide kanseri sıralamasında yedinci ve sekizinci sırada geliyor. Biz mide ve bağırsak problemi yaşayan hastalarımıza diyet verirken, biber ve biber ürünlerini kesinlikle yasaklamıyoruz. Gözlemlerimize göre isotun hiçbir hastalığa yan etkisi yoktur. Aksine antikanserojen bir yapısı bulunduğu için insan sağlığına gayet faydalı bir besin. Biz isotu sadece yüksek derece reflüsü ve hemoroidi bulunan hastalarımıza yasaklıyoruz” dedi. ( Uzman Dr. Haluk Yeşilbağdan)
Urfa ev isotunun farklı olmasının belli başlı nedenleri vardır, Fabrikada üretilen isot veya pul biberden farklı olarak üretilen ev isotu hem lezzet hem de görünüş olarak farklıdır. Peki ev isotunun bu kadar farklı olması nedeni nedir?
1- Biberler bir bir elle yarılır, sapı ve içindeki tohumları temizlenir.
2- Ev isotu fırında kurutulmaz, güneşin altında temiz beton zemin üzerinde kurutulur ve doğal yollarla terlemeye bırakılır.
3- Ev isotunun içeriğinde biber tohumu bulunmaz, çünkü temizlenirken ilk başta tohumlardan da temizlenir. Biberin tohumdan temizlenmesi çok önemlidir, aksi takdirde tohumun vereceği tat isotun gerçek tadını değiştirecektir.
4- Ev isotunun rengi ve tadı biberin doğal tadı ve rengidir, hiç bir renklendirici veya katkı maddesi içermez.
5- 1 kg Urfa biberinden maksimum 70 gr ev isotu çıkarılabilmektedir.
6- İsotun kararması için büyük poşetler içinde güneşin altında terletmeye bırakılır, fakat evde hazırlanmamış pul biber ve isotlar da bu yöntem farklıdır.
7- Biber kurutulma safhasında iken güneşin altına serilen biberin sadece dış kısmına zeytinyağı sürülür. Ev isotunda bu zorunlu bir işlemdir aksi takdirde isotun acısı rahatsızlık verir.

Sağlıklı, güçlü bünyeli, kansersin günler...

Kanserle Savaş Aç!


Sebze ve meyveler kanserle savaşan fito besinler yönünden oldukça zengin. Peki bu besinler en çok hangi meyve ve sebzelerde bulunuyor? İşte daha sık tükettiğimiz bildik kaynaklar ve sürpriz alternatifler…
Kanser Savaşçısı Süper Besinler
Beta karotein
*Havuç
*Kırmızıbiber, üzüm yaprağı, karahindiba
Lutein-zeaxantin
*Ispanak
*Maydanoz, karalahana, zeytin
Beta Cryptoxanthin
*Portakal
*Balkabağı, mandalina, papaya
Ellagic asit
*Çilek
*Ahududu, nar, ceviz
Resveratrol
*Kırmızı üzüm
*Ananas, yer fıstığı, böğürtlen

Sağlıklı kansersiz uzun ömürler.. :)

Kansere Karşı Edamame


 Japon restoranlarında karşımıza çıkan bu yeşil soya fasulyesinden evde de tüketmeye başlayabilirsiniz. Bir kase haşlanmış edamame, 11 gram protein ve 4 gram posa içeriyor. C vitamini, A vitamini, potasyum, demir ve magnezyumdan da oldukça zengin.
Bu kolay soyulan fasulyeler, günlük tüketmeniz gereken folik asit miktarının yüzde 100’ünü karşılıyor ki; bu sayede vücudunuz kırmızı kan hücreleri üretip, DNA hasarını engelleyerek kanser oluşumunu önlüyor.
B ve C grubu vitaminleri kan ile seyahat ederek idrar ile dışarı atılırlar. Vücutta tutulmazlar ve suda erime özelliğine sahiptirler. Bu nedenle B9 vitamini alımının sürekli yenilenmesi gerekir. Bir gün fazla yenip diğer günler yememek vücutta bozukluklara yol açar. B9 vitamininin özellikle bayanlar için ayrı bir önemi bulunmaktadır.

Folik asit
kanser ve kalp hastalığının bazı türlerine karşı koruyucu bir rol oynayabilir. Aynı zamanda bazı çalışmalarda kandaki folik asit düzeylerindeki bir azalmanın kadınlarda kolon kanseri riskini artırdığı yönünde bulgular vardır.

Sağlıklı günler, uzun ömürler, güçlü bünyeler efendim.. :)

Akciğer Kanserinden Sakınmak için..



Bazı bitkiler ve besinler taşıdıkları vitaminler ve antioksidanlar ile akciğer kanserinin oluşumuna ve diğer akciğer hastalıklarına karşı vücudun bağışıklık sistemini güçlendiriyorlar;
A vitamini: A vitamini ve bu vitaminin öncü maddesi olan beta karoten, yapılan bilimsel araştırmalarda sigara tiryakilerine 8 yıl boyunca günlük belirli bir dozda verilmiş, ve bu denek grubundaki akciğer kanseri vakaları normal tiryakilere nazaran bir hayli düşük oranda seyretmiştir. Bu bilimsel sonuç ile a vitaminin akciğer kanserine yakalanma riskini azalttığı ortaya çıkmaktadır. Bu bakımdan Ispanak, marul, lahana, brokoli, kavun, şeftali, havuç, kayısı, kırmızı ve yeşilbiber gibi yiyecekler, sebzeler ile a vitamini almak sağlığımız açısından son derece büyük faydaları olacaktır. Diğer yandan a vitamini ve beta karoten alımını sadece besinler yoluyla almanın şart olduğunu söylememiz gerekir. Vitamin hapları ile A vitamini veya beta karoten alımı bu noktada hiç bir fayda sağlamaz.
A vitamini ve beta karotenden zengin besinler şunlardır;
Yumurta sarısı
Karaciğer
Süt
Ispanak
Havuç
Yeşilbiber
Kayısı
Yeşil sebzeler
Domates
Portakal, greyfurt
E vitamini: E vitamininin de a vitamini gibi değişik kanser türlerinin ortaya çıkmasına engel olduğu ve özelde akciğer kanserine yakalanma riskini bir hayli düşürdüğü bilinmektedir. Sigaranın içerisinde bulunan ve kansere yol açabilen 4000 den fazla toksik maddenin etkisini azaltan ve bu zehirli maddelerin vücuttan atılmasını hızlandıran bir vitamin olan e vitamini bağışıklık sistemini güçlendiren bir vitamin çeşididir. Kadınlar üzerinde yapılan araştırmalarda e vitaminince zengin besinlerle beslenenen sigara tiryakisi kadınlarda göğüs kanserine yakalanma riskinin bir hayli düştüğü saptanmıştır.
E vitamini bakımından zengin bazı besinler şunlar:
Badem
Fındık
Dolmalık fıstık
Patlamış mısır
Tahin
Kabak çekirdeği
Dolmalık biber
Kıvırcık
Nane
Sivri biber
Kereviz yaprakları
Keçiboynuzu: 6 adet keçiboynuzu, 1 lt suda 5 dakika kaynatılır. Aç karnına içilir. 21 gün kullanılır. 6 ayda 1 defa kür olarak uygulanır. Kansızlık için de son derece faydalıdır.
Ebegümeci Çayı: Kaynar suyun içine bir miktar ebegümeci atılır ve 5 saat bekletilir. Aç karnına bu çay içilir. Kaynatılmaz, demlenerek tüketilir.
Ebegümecinin Faydaları:
* Sindirim sistemine iyi gelir.
* Akciğer kanserini önleyici özelliği vardır. Akciğerleri temizler.
* Balgam söktürücüdür.
* Sigarayı bırakan kişilerde, akciğerleri 70 günde temizler.

Yoğurtla Kansere Karşı Korunurken Zayıflayın! Harika...

Yoğurtla zayıflamak hayal değil..
Yoğurt içeriğindeki kalsiyum ve fosfor sayesinde diş dostudur. Sağlıklı dişler için yoğurt tüketiminizi artırın.
Ayrıca yoğurttaki proteinin cildin gençliği ve güzelliği için de faydalı olduğunu unutmayın. Bağışıklık sistemini güçlendiren, vücudu kanserden, mide ve bağırsak hastalıklarından koruyan, kemiklerin güçlenmesi açısından da çok önemli olan yoğurdu yağsız olarak tüketmek kilo kontrolünde size yardımcı olacak.
Yoğurtla cildiniz için faydalı maskeler hazırlayabilirsiniz. Cildiniz kuru ise yağlı, aksi takdirde düşük yağlı bir yoğurt tercih edin. Önce yüzünüzü ılık su ve hafif bir temizleyici ile yıkayın. Ardından yüzünüzü güzelce kurulayın ve parmaklarınızla yoğurdu yüzünüze yayın. Yoğurdu masaj yaparak tüm yüzünüze yayın ve ince bir tabaka haline getirin. Bu maskeyi 15-20 dakika kadar yüzünüzde beklettikten sonra nazikçe yıkayın ve bunu 3-4 günde bir tekrarlayın.
Başarılar..